MİRASÇILARIN HUKUKÇA EŞİTLİĞİ İLKESİ

MİRASÇILARIN HUKUKÇA EŞİTLİĞİ İLKESİ

 

I. KURAL

Medeni Kanunumuz, mirasın paylaşımında ikinci ilke olarak «mirasçıların hukukça eşitliği»ni kabul etmiştir. Medeni Kanunumuzun 646/1 hükmündeki paylaşımda mirasçıların hukukça eşitliğinden kasdedilen, bütün mirasçıların eşit miktarda miras paylarına sahip olmaları değil, cinsiyetleri, yaşları dikkate alınmadan mirasçıların aynı haklara sahip olmalarını, tereke üzerinde aynı yetkilere sahip olmalarını; başka bir deyişle mirasçıların aynı hukuk kurallarına tabi olmalarını ifade eder.

TMK. m.646/1 hükmünde genel olarak ifadesini bulan mirasçıların hukukça eşitliği ilkesini, TMK. m.649 «mirasçıların eşitliği» kenar başlığı ile daha açık olarak tekrarlamıştır.

Medeni Kanunumuz, mirasçılar arasındaki hukuki eşitliği azami derecede sağlamak amacıyla, mirasçılara miras bırakanla aralarındaki ilişkileri bildirmek mecburiyeti yüklemiştir (TMK. m.649/III, 646/III). Böyle bir yükümlülük karşılıklı olup, mirasın paylaşımından önce talep edilmeksizin yerine getirilmelidir.

Mirasçıların hukukça eşitliği ilkesinin bir sonucu olarak, mirasçılardan birinin talebi ile paylaşımdan önce tereke borçları ödenir veya güvenceye bağlanır

(TMK. m.649/III,). Böylece, tereke borçlarından müteselsil olarak sorumlu olan mirasçıların durumu kuvvetlendirilmiş ve özellikle tereke borcunun tamamını ödeyen mirasçının rücu hakkı garanti altına alınmış olur.

TMK. 649/III hükmü emredici bir hukuk kuralı olup, miras bırakan ölüme bağlı bir tasarrufu ile mirasçının bu hakkını ortadan kaldıramaz. Fakat mirasçının bu hakkından her zaman feragat etmesi mümkündür.

Medeni Kanunumuzun kabul ettiği mirasçıların hukukça eşitliği ilkesini gerçekleştirebilmek için mirasçılar veya ortak kök sayısınca (onları istihlaf eden onların yerine geçen- mirasçı adedi kadar) eşit değerde pay oluşturulur (TMK. m.690/1.). Aynı sebeple, imkan olduğu oranda aynen paylaşmaya (Realteilung) gitmek gerekir. Bununla beraber, mirasçıların sayısı kadar aynen paylaşma suretiyle pay oluşumunda, değişik oran ve miktarların farkları terekedeki nakitle dengelenir (TMK. m.642/11.son c.)

Payların teşkili mirasçıların işi olmakla beraber, anlaşamamaları sık sık bahse konu olan hususlardandır. Bu halde mirasçılardan birinin talebi ile payların teşkilini hakim yapar. TMK 590. m.2.f gereğince pay oluşturulması kendisinden talep edilen hakim, “yerel adetleri, mirasçıların kişisel durumlarını ve çoğunluğun arzusunu göz önünde bulundurması” gerekir. Literatürde, cinsiyet, yaş, sıhhat, kabiliyet, eğitim, ehliyet, bilgi, faaliyet alanı, ikametgahı, tabiiyeti, evli, bekar, dul boşanmış, çocuklu, çocuksuz olması, öğretim, san’atı ve benzerleri mirasçıların şahsi durumlarına örnek olarak gösterilmektedir.

Payların oluşturulmasında, olduğu gibi paylaşmanın yapılması işi de mirasçılara aittir. miras bırakan, önceden gördüğümüz gibi, miras paylarının oluşum ve özgüllenmesi hakkında kurallar koyabilir. Mirasçılar hangi payın kime özgülleneceğinde anlaşamazlarsa, TMK. m.650/III’ya göre hakim kura çekme yolu ile bu sorunu çözebilir. Kur’anın kimin tarafından ve nasıl çekileceği hakkında mirasçılar anlaşamaz ise, bunu yine hakim halledecektir.
Miras paylarının hesabı ve oluşumunda mirasçılar arasında eşitliği sağlamak için ilerde açıklanacak olan denkleştirme (TMK. m.669-675, hükümleri dikkate alınacaktır.

Miras bırakanın mirasçılara yapmış olduğu sağlararası kazandırmalar, ölüme bağlı tasarruflar, miras bırakan aksini belirtmedikçe TMK m.560/11, 647/III maddeleri gereğince bir paylaşma kuralı olarak kabul olunmaktadır.

II. İSTİSNA

Mirasçıların hukukça eşitliği ilkesi de kesin ve mutlak bir ilke değildir. Miras bırakan ölüme bağlı tasarrufu ile mirasçıların hukukça eşitliği ilkesine bazı istisnalar koyabilir. Kaldı ki, Medeni Kanunumuz, bazı malların özel durumlarını ve niteliklerini veya işletilmesindeki özelliklerini göz önünde bulundurarak, bu ilkeye de istisnalar koymuştur (TMK. m.651 vd.).

A. Miras bırakanın Ölüme Bağlı Tasarrufu ile Koyacağı İstisnalar

Miras bırakan ölüme bağlı tasarrufu ile mirasın paylaşımında belirli bazı malları mirasçılardan birine tahsis ederek, mirasçıların hukukça eşitliği ilkesine istisnalar getirebilir.

B. Medeni Kanundaki İstisnalar

1-) Değerinde Önemli Bir Azalma Olmaksızın Paylaşımı Mümkün Olmayan Mallar

Türk Medeni Kanunumuzun 651/1. hükmüne göre, değerinde önemli bir azalma olmaksızın paylaşımı mümkün olmayan bir mal, mirasçılardan birine özgüllenir. Bu hükmün uygulanabilmesi için,

1°. terekeye dahil, bina inşaat yapılacak arsa, bahçe gibi taşınmaz veya bir tablo, antika bir eşya, bir saat gibi taşınır yahut ihtira beratı, bir mal markası gibi gayri maddi bir eşya bulunmalı,
2°. bu eşya ya bölünemez olmalı veya bölünmesi halinde değerinden önemli ölçüde azalma olmalı,
3°. mirasçılar eşyanın paylaşımında anlaşmamış olmamalı ve
4°. bu eşyanın mirasçılardan birine özgüllenmesine diğer herhangi bir mirasçının itiraz etmemiş olması gerekir.

Değerinde önemli bir azalma olmaksızın paylaşımı mümkün olmayan bir malın, mirasçılardan birine özgüllenmesinde mirasçılar anlaşamamışlarsa bu mal satılıp bedeli mirasçılar arasında bölüştürülür (TMK. m.651/11). Bugün İsviçre doktrininde, böyle bir malın, terekeden paylar oluşturulurken ancak paylardan birine sokulamaması halinde satış yoluna gidilmesi, yasanın konuluş amacına daha uygun olduğu gerekçesiyle, savunulmaktadır.

Satış açık artırma (müzayede) ile yapılır ve Medeni Kanunumuzun 651/III düzenlemesi gereğince de mirasçıların ittifak edememeleri halinde hakim açık artırmanın: 1°- herkese açık veya 2°- yalnız mirasçılar arasında olmasına karar verir.

Aynen paylaşımı kabil olmayan bir malın sadece paydaşlar arasında açık artırma ile satışı için ya tüm mirasçılar muvafakat etmeli ya da bu konuda çok haklı sebepler bulunmalıdır.

Bir taşınmazın aynen paylaşımını sadece ekonomik sebepler değil, hukuki sebepler de engelleyebilir. Örneğin 3083 syl. Toprak Tarım Reformu Kanununda (6, 11.m), 3194 syl. İmar Kanunda (17, 18) bu yönde hükümler vardır.

Bir malın aynen paylaşılması, mümkün olmakla birlikte, her mirasçıya miras payına uygun pay vermek mümkün değilse, paylaşma parasal denkleştirme (ivaz ilavesi) yoluyla da yapılabilir (TMK. m.642/11. son c). 634. syl. Kat Mülkiyeti Kanunu 10. maddesine göre, kat mülkiyetine tabi olabilecek binalarda aynen paylaşım, bina bağımsız bölümlerinin mirasçılar arasında kat mülkiyetine çevirme ve tahsisi suretiyle de yapılabilir.

Bir malın bir kısmının aynen paylaşılmasına, bir kısmının nakden paylaşılmasına, tüm mirasçılar muvafakat etmedikçe hakim karar veremez”. Yine bütün mirasçıların muvafakati olmadıkça, bir malın bir kısmını bir grup mirasçılar arasında paylı olarak, diğer bir kısmının da aynen diğer mirasçılar arasında paylaşılmasına karar verilemez.

Paylaşım sebebiyle kıymetinde noksan olacak bir taşınmazın mirasçılardan birine özgüllenmesi söz konusu ise, o taşınmazın paylaşım anındaki değeri göz önünde bulundurulur (TMK. m.657). Böylece taşınmazın mirasın açılması anından paylaşılmasına kadar ki devrede eksilme ve artmalar bütün mirasçılara yansıtılmış olur.

2-) Niteliği İtibariyle Bütünlük Oluşturan Eşya

Nitelikleri itibariyle, bir pul koleksiyonu, müteaddit ciltlerden meydana gelen bir kitap topluluğu, el aletlerini içeren bir kutu veya dolap, bir çift küpe, kol düğmesi gibi birbiriyle fiziki bir birlik ve bütünlük teşkil etmeyip, daha ziyade ekonomik, kullanma veya koruma bakımından tamamen objektif bir birlik arzeden mallar (TMK. m.653), mirasçılardan birinin itirazı halinde biri birinden ayrılamaz, paylaşılmaz. Eşyalar arasındaki bu birlik, bütünlük, mirasçının onlara atfettiği sübjektif öneme göre değil, dürüstlük kuralına ve benzer işlerde alışıla gelmiş olan uygulamalara göre tayin ve tesbit edilir.

Niteliği itibariyle bir bütünlük oluşturan eşyanın paylaşımında mirasçılar uyuşamazlarsa, hakim, yerel adetleri göz önünde tutarak, yerel adet yoksa paylarından mahsup edilmek üzere, mirasçıların kişisel durumları (hal ve koşullarını) dikkate alarak onlardan hangisine özgülleneceğini, tayin eder veya satılmasına karar verir.

3. Aile Belgeleri ve Anı Eşya

TMK.653/II hükmü gereğince, aile belgeleri ile aile için özel anı değeri olan eşya (nişanlar, madalyalar, diplomalar, aile resimleri, aileye ait belgeler, secere vesikaları, mektuplar gibi aile evrakı ve hatıraları), satış değerleri olsa bile, mirasçılardan birinin karşı çıkması halinde satılamaz. Bu eşyaların mirasçılardan kime veya kimlere özgüleneceği hakkında miras bırakan ölüme bağlı tasarrufunda belirtmemişse, mirasçıların aralarındaki anlaşmalara göre özgüllenme yapılır.

Aile belge ve aile için anı değeri olan bu gibi eşyanın kime veya kimlere özgülleneceği hakkında mirasçılar anlaşamıyorlarsa, hakim bu eşyanın aile içinde kalması, üçüncü şahsın eline geçmemesini temin edecek şekilde sorunu halledecektir. Bu sebeple, mirasçılar arasında kur’a çekilebileceği gibi, bu eşyanın mirasçılar arasında artırma ile satılmasına dahi karar verebilir.

TMK. 653. m. ye bir fıkra eklenerek İstiklal Madalyası Hakkındaki Kanun gibi “özel kanun hükümleri saklı tutulmuştur”.

4. Aile Konutu ve Ev Eşyasının Eşe Özgüllenmesi

4721 sayılı TMK’nın eşi korumak için getirdiği hukuki kurumlardan biri de TMK. 194. maddesinde yer alan “aile konudur”. İşte TMK 652. maddesi de bu korumayı miras bırakanın ölümünün ötesine taşımaktadır.

Buna göre sağ kalan eş, aile konutu miras bırakana ait ise, bunun değerinin miras payından düşülmek üzere kendisine özgüllenmesini isteme hakkı vardır. Böylelikle sağ kalan eş, diğer mirasçılar tarafından aile konutundan atılması tehlikesi önlenmiş olmaktadır. Sağ kalan eşe aynı hak, ev eşyaları bakımından da tanınmıştır.

Ancak haklı sebepler varsa, TMK. 652/II’ye göre, mirasçılardan birinin istemi üzerine, aile konutunun mülkiyeti yerine eşe, aile konu üzerinde intifa veya oturma hakkı tanınmasına da hakim karar verebilir. Aynı maddenin son fıkrasına göre de, eğer miras bırakanın alt soylarından biri, miras bırakanla aynı meslek ve sanatı icra ediyorsa, bunun için gerekli olan taşınmaz bölümlerinde eş bu haklan kullanamaz.

5. Mirasçının Miras bırakana Olan Borcu

TMK uygulamadaki önemini dikkate alarak, 654. maddesinde miras bırakanın bir mirasçıdan olan alacağı, pay edilmeyip, o mirasçıya tahsis edilmesini ve bu miktarda, borçlu mirasçının payına mahsubun yazılması usulünü kabul ile, mirasçıların hukukça eşitlik ilkesine diğer bir istisnayı getirmiştir.

6. Rehinli Mal ile Onun Teminat Verildiği Borcun Özgüllenmesi

TMK.655 maddesi gereğince, miras paylaşımda payına rehinli mal isabet eden mirasçı, bunun karşılığındaki borcu da yüklenir, onu ifa etmekle yükümlü olur. Yalnız bu halde, rehinli borç ve bunun paylaşılmasına kadar ki faizleri tereke malından indirilip, bu mal o değer üzerinden mirasçıya özgüllenmiş olur.

7. Tarımsal Taşınmazların ve Ona Bağlı Yan Sınai Malların Özgüllenmesi

TMK. 659-669 maddelerinde, mirasçıların hukukça eşitliği ilkesine en önemli istisnayı tarımsal taşınmazlar ve ona bağlı sınai malların tahsisinde getirmiştir.

Yorum Yazın