YERLEŞİM YERİ (İKAMETGAH)

YERLEŞİM YERİ (İKAMETGAH)

Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir (MK m. 19/I).

Dikkat edilecek olursa burada yerleşim yerine ilişkin olarak iki unsur vardır: birincisi objektif unsur: oturmak, sübjektif unsur ise oturma niyeti. Niyet olmadan sadece oturulmasına sakin olmak denir.

Örneğin, tatil amacıyla yazlığınıza gittiğinizde orada sakin oluyorsunuz. Zira bu durumda  sürekli kalma niyetiniz söz konusu değildir.

İLKELER

Yerleşim yerine ilişkin olarak iki tane ilke vardır. Bunlar:

TEKLİĞİ İLKESİ

Bir kişinin aynı zamanda birden fazla yerleşim yeri olamaz (MK m. 19/II). Bir öğretim kurumuna devam etmek için bir yerde bulunma ya da eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumuna konulma,  yeni  yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz (MK m. 22). Ancak bu durumlar da geçici yerleşim yeri olarak nitelendirilir. Şöyle ki, üniversite okumak amacıyla memleketiniz Samsun’dan çıktınız ve İstanbul’a geldiniz. Bu durumda yerleşim yeriniz hâla Samsun’dur. Ancak İstanbul da geçici yerleşim yeriniz olarak nitelendirilir.

Bu İlkenin İstisnası; Ticarî ve sınaî kuruluşlar (MK m. 19/III).

ZORUNLULUĞU İLKESİ

Herkesin bir yerleşim yeri olmak zorundadır.

Bir yerleşim yerinin değiştirilmesi yenisinin edinilmesine bağlıdır. Önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bıraktığı halde Türkiye’de henüz bir yerleşim  yeri edinmemiş olan kimsenin hâlen oturduğu yer, yerleşim yeri sayılır (MK m. 20). Sevgili arkadaşlarım daha önceden de değindiğimiz gibi bu durum kesin  karinenin  örneklerinden  birini teşkil eder. Bildiğimiz “kişinin henüz kendisine yeni bir yerleşim yeri seçmemesi”, “şu anda bir yerde oturuyor olması”dır. Bilmediğimiz ise “yerleşmek niyetiyle nerede oturduğu/kendisine yerleşim yeri seçmemesi”dir. Buradan çıkan sonuç ise, hâlen oturduğu yerin yerleşim yeri olarak nitelendirilmesidir.

ÇEŞİTLERİ

İRADÎ YERLEŞİM YERİ (BAĞIMSIZ YERLEŞİM YERİ, ASLÎ YERLEŞİM YERİ)

Sürekli kalma niyetiyle oturulan yere iradî yerleşim yeri denir (MK m. 19/I). Başka bir deyişle, kişinin kendi özgür iradesi ile seçilen yer.

İTİBARÎ YERLEŞİM YERİ (TALÎ YERLEŞİM YERİ)

Türkiye’de henüz bir yerleşim yeri edinmemiş olan kimsenin HÂLEN oturduğu yer, yerleşim yeri sayılır. Yerleşim yerinin zorunluluğu ilkesinin doğal bir uzantısıdır bu sonuç. Sonuçta herkesin bir yerleşim yeri olmak zorundadır.

YASAL YERLEŞİM YERİ

Başka bir kişiye veya kuruma hukukî bağımlılığı olan kişilerin yerleşim yeri kanun koyucu tarafından tespit edilmiştir. Burada kişinin iradesi göz önünde tutulmaz. Bu konunun iki tane örneği vardır:

Velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri, ana ve babasının, ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa, çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim

Diğer hâllerde çocuğun oturma yeri, onun yerleşim yeri sayılır (MK m. 21).

Sevgili arkadaşlarım, bir çocuk “ben artık sizden sıkıldım, kendime yeni bir ev seçiyorum” demek suretiyle ailesi ile birlikte oturduğu yeri değiştirse dahi gene de yerleşim yeri  velilerinin/velisinin oturduğu yerdir.

Vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri, bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerdir. DİKKAT; Kısıtlının yerleşim yeri vasinin veya denetim makamının bulunduğu yer değil vesayet makamının bulunduğu

Sevgili arkadaşlarım, 743 Sayılı MK döneminde evli kadınların yerleşim yeri kocasının yerleşim yeri idi. Ancak yeni MK ile bu hüküm yürürlükten kalktı. Mevcut düzenlemeye göre eşler, birlikte oturacakları yerleşim yerini birlikte seçerler.

Yerleşim yeri ikametgah

Yerleşim yeri ikametgah

Yerleşim yeri ikametgah

Yorum Yazın