EVLİLİKTE EŞLERİN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

EVLİLİKTE EŞLERİN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

ORTAK (AİLE) KONUTU SEÇME HAKKI

Eşlerin hak ve yükümlülükleri Bu konu çok hukukun temel ilkelerine getirdiği istisnalar bakımından önemlidir.

  • Eşler birlikte yaşayacakları konutu (ortak konutu) birlikte seçerler.

Kendilerine tanınmış bu seçim hakkını kullanırken eşler, ilk plânda ailenin ekonomik durumunu ve ödeme gücünü dikkate almak zorundadırlar. İki eşin de akla uygun (makul) davranması ve aileyi çeşitli açılardan (ekonomik, güvenlik vb.) sıkıntıya sokacak seçimlerden kaçınması gerekir. Eşler ortak konutun seçiminde anlaşamamaları durumunda hâkimin müdahalesi söz konusu olur. Eşlerin seçeceği aile konutunun bağımsız yani tam anlamıyla kendilerine ayrılmış bir konut olması gerekir. Bu bağlamda, eşlerden biri diğerini kendi ana ve babasıyla birlikte oturmaya zorlayamaz.

  • Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Mülkiyet mutlak bir güçtür ve bu güce sahip olan kişinin yetkileri çok geniştir. Burada ailenin menfaatleri açısından malik sıfatına sahip olan eşin mülkiyet hakkına getirilmiş bir kısıtlama söz konusudur. Aile bireylerinin, özellikle konutun maliki olmayan eşin menfaatlerini koruma amacına hizmet eden bu düzenleme yenidir. Buradan hareketle, aile konutunun maliki olan eş, diğer eşin açık rızası olmadıkça konut üzerindeki hakları sınırlandıran hukukî işlemler yapamaz ve başkalarına bir takım haklar tanıyamaz.

Örneğin, konut üzerindeki fiilî kullanımı engelleyen sınırlı aynî haklar (özellikle oturma, intifa veya rehin) kurulamaz. Bu işlemlerin yapılabilmesi için her iki eşin de mutabakata varmaları gerekir.

  • Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesinin
  • Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir (MK m. 194).

Genel ilkelere getirilen istisnalardan bir diğeri burada karşımıza çıkmaktadır. Şöyle ki, eşya hukukunda daha sonra inceleyeceğimiz gibi şerh talebinde bulunabilme yetkisi malike aittir.

Ancak MK bu açık hükmü ile malik sıfatına sahip olmayan eşe de şerh talebinde bulunabilme yetkisini tanımıştır. Buradaki amaç, 3. kişilerin iyiniyet iddialarını ortadan kaldırmaktır.

  • Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur (MK m. 194).

BİRLİĞİ YÖNETME HAKKI

Eşler, birliği beraberce yönetirler. Her iki eşin de eşit söz hakkı vardır. Eşlerden her biri yönetime ilişkin işlemde bulunmadan önce diğer eşi bu konuda bilgilendirmek ve bu işleme O’nun da katkıda bulunmasını sağlamak zorundadır.

BİRLİKTE YAŞAMA HAKKI

Evlenme sözleşmesinin yapılmasıyla birlikte eşler karşılıklı olarak birlikte yaşama hakkına sahip olurlar. Bu durum, hak olduğu kadar aynı zamanda yerine getirmek zorunda oldukları bir yükümlülüktür.

BİRLİĞİ TEMSİL ETME HAKKI

Aile Hukukunun önemli konularından biri de birliğin temsilidir.

Birliğin ihtiyaçlarının karşılanması ve ortak yaşamın amaçlarını gerçekleştirmek üzere eşlerden birinin üçüncü kişilerle yaptığı hukukî işlemler birliğin temsili olarak ifade edilir.  Bu işlemlerde, Borçlar Kanununun temsile dair hükümleri değil Medenî Kanunun bu konuyu düzenleyen özel hükümleri uygulanır (MK m. 188-191). Eşlerden herhangi birinin, evlilik birliğinin ihtiyaçları dışındaki işlemleri evlilik birliğinin temsili olarak nitelendirilemez.

Örneğin, lokanta işleten kadının lokantasının ihtiyaçlarını satın alması, avukat olan adamın bürosu için mobilya takımı satın alması.

Evlilik birliğinin ihtiyaçları sürekli ihtiyaçlar ve diğer ihtiyaçlar (sürekli olmayan/olağanüstü) olmak üzere ikiye ayrılır.

  • Sürekli ihtiyaçlar açısından eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince birliği temsil hakkına sahip olur. Eşin bu işlemleri yaparken, birlik adına hareket ettiğini 3. kişilere bildirmesine gerek Önemli olan 3. kişilerin bu durumu bilmesi değil, yapılan işlemin niteliğidir. Söz konusu işlemlerin, evlilik birliğinin sürekli ihtiyaçları için yapılıp yapılmadığı ve ihtiyaçların ölçüsünü aşıp aşmadığı göz önünde bulundurulur.

Örneğin, eşiniz bir gün evden çıktı ve size hiç sormadan gidip marketten, yumurta, süt, ekmek, peynir gibi gündelik ihtiyaçlar satın aldı ve bu alışverişi veresiye defterine kaydettirdi. Bu borçtan siz de müteselsilen sorumlusunuz. Yani, marketin sahibi dilerse bu borç nedeniyle sizi de takip edebilir.

  • Sürekli olmayan, diğer ihtiyaçlar için; eşlerden birinin birliği temsil edebilmesi mümkün olmamakla birlikte bu durumun istisnaları şunlardır:
  1. Diğer eş ya da hâkim tarafından yetkili kılınması,
  2. Birliğin yararı bakımından gecikmede sakınca bulunur ve diğer eşin hastalığı, başka yerde olması veya benzeri sebeple rızasının alınamaması (MK m. 188).

Birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hallerde, eşler 3. kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar.

Birliği temsil yetkisi bulunmaksızın işlem yapan eş, bu işlemler nedeniyle kişisel olarak sorumludur. Ancak, temsil yetkisinin 3. kişilerce anlaşılmayacak şekilde aşılması durumunda eşler müteselsilen sorumludurlar (MK m. 189).

Dikkat.

Burada yanlış anlaşılan bir husus var.  Eşiniz diyelim ki gitti ve size sormadan taksitle buzdolabı satın aldı. Evet, siz bu işlemden, rızanız yok ise sorumlu değilsiniz. Peki, işlem geçerli mi? Tabii ki geçerli. Bir kişi buzdolabı satın almak için beyaz eşya dükkânına gittiği zaman dükkân sahibi O’na “Evli misin? Evli isen eşinle gel!” mi diyecek. Demek ki, işlem geçerli ama sizi bağlamaz.

Eşlerden biri, birliği temsil yetkisinin aşar veya bu yetkiyi kullanmakta yetersiz kalırsa hâkim, diğer eşin talebi üzerine temsil yetkisini kaldırabilir veya sınırlayabilir. Talepte bulunan eş, temsil yetkisinin kaldırıldığını veya sınırlandığını, ilân ettirebileceği gibi 3. kişilere sadece kişisel duyuru yoluyla da bildirebilir.

Temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlanmasının iyiniyetli 3. kişilere karşı sonuç doğurması, durumun hâkimin kararıyla ilân edilmesine bağlıdır (MK m. 190).

Temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılmasına ilişkin karar, koşullar değiştiğinde eşlerden birinin istemi üzerine hâkim tarafından değiştirilebilir.

İlk karar ilan edilmişse değişikliğe ilişkin karar da ilân olunur (MK m. 191).

  • Buradaki amaç şu: Eşiniz her gün gidiyor ve on yumurta ile on ekmek alıyor. Tamam, bunlar sürekli ihtiyaçlar ama takdir edersiniz ki, abartmamak lazım. Bu durumda siz ne yapıyorsunuz? Dava açıp eşinizin temsil yetkisini kaldırıyorsunuz.

EŞLERİN MESLEK VE İŞİ

Meslek ya da iş seçiminde eşlerin birbirlerinden izin alma zorunlulukları yoktur. Ancak, meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararının dikkate alınması gerekir.

PAYLI MÜLKİYETTE PAYIN DEVRİ İŞLEMİ

Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar, onların paylı (ortak) mülkiyetinde sayılır. Eşlerden birinin paylı mülkiyet konusu olan maldaki payı üzerinde hukukî işlemlerde bulunabilmesi, aksine anlaşma olmadıkça, diğer eşin rızası şartına bağlıdır.

Eşlerin hak ve yükümlülükleri

Eşlerin hak ve yükümlülükleri

Eşlerin hak ve yükümlülükleri

Eşlerin hak ve yükümlülükleri

Yorum Yazın