EŞLER ARASINDAKİ MAL REJİMİ

EŞLER ARASINDAKİ MAL REJİMİ

Eşler arasındaki mal rejimi denilince insan otomatik olarak bir sıkıntıya düşer. Mal rejimleri gerçekten de zor bir konudur. Ancak özellikle yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimini berrak bir şekilde izah etmeye çalışacağız.

YASAL MAL REJİMİ – SEÇİMLİK MAL REJİMİ

Önceki MK, yasal mal rejimi olarak mal ayrılığını kabul etmiş ayrıca mal birliği ve mal ortaklığı rejimlerini de seçimlik mal rejimleri olarak hükme bağlamıştır.

Yeni MK ise, mal birliği rejimini kaldırmış, yasal mal rejimi olan mal ayrılığı yerine “edinilmiş mallara katılma rejimi” ni yasal mal rejimi olarak kabul etmiştir. Seçimlik mal rejimi olarak da mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı (yeni) ve mal ortaklığı rejimleri benimsenmiştir.

MAL REJİMİ SÖZLEŞMESİ

GENEL OLARAK

Eşlerin evlenmeden önce veya sonra, mal rejimi sözleşmesi yapmak veya evlenme başvurusu sırasında yazılı bir açıklamada bulunmak suretiyle, yasal mal rejiminin dışında tâbi olacakları, mal rejimlerine seçimlik mal rejimi denir. Eşler, kanunda yazılan sınırlar çerçevesinde mal rejimi seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilir.

EHLİYET

Mal rejimi sözleşmesinin ehliyet koşulu ayırt etme gücüdür. Küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası ile bu sözleşmeyi yapabilirler.

ŞEKİL

Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Bunun yanı sıra tarafların evlenme başvurusu sırasında seçtikleri mal rejimini yazılı olarak da bildirebilirler. Sözleşmenin taraflarca imzalanması gerekir. Sınırlı ehliyetsizler için yasal temsilcilerin imzası da gerekir.

EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ

GENEL OLARAK

Seçimlik mal rejimlerinden birini tercih etmeyen eşler, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimine tâbi olurlar. Çok önemli bir konudur arkadaşlar, lütfen dikkat!!!!!!

Rejimin anlatımına geçmeden önce rejimin getirdiği büyük yenilik konusunda bilgi vermek istiyorum. Mal ayrılığı rejiminde, eşler evlilik süresince edinilen mallar üzerinde katkı değerleri kadar hak sahibi olabiliyorlardı. Örneğin, adam çalışıyor, kadın çalışmıyor bir ev alınmış. Ev adamın oluyor. Adam çalışıyor geliri 3.000 YTL kadın çalışıyor geliri 4.000 YTL evin 3/7’si adamın, 4/7’si kadının oluyordu. Edinilmiş mal rejiminde ise, katkı değerleri dikkate alınmaksızın eşit bir paylaşım söz konusudur. Yani gelirler ne olursa olsun evlilik süresince edinilen malları yarı yarıya paylaşırlar…………

HÂKİM OLAN İLKELER

Emek karşılığı edinilen mallarda hak sahipliği ilkesi

Rejimin en temel felsefelerinden birisi budur. Hak sahibi olan eş, emek karşılığı edinilen mallar için hak sahibi olur.

Örneğin, adama babasından miras kaldı. Bu miras üzerinde karısının hakkı yoktur. Millî Piyangodan para çıktı, karısının bu para üzerinde herhangi bir hakkı yoktur. Zira bunlar emek karşılığı edinilmemiştir.

Hak sahipliğinin evlilik süresince edinilen mallarla sınırlı olması ilkesi

Evlilikten önce veya evlilikten sonra kişilerin bağımsız olarak edindikleri mallar kişisel mallar olarak nitelendirilir ve diğer eşin bu mallar üzerinde herhangi bir hak iddia etmesi mümkün değildir.

Örneğin, kadın evlenmeden önce hâkim adaylığı, belli bir süre de hâkimlik yapmış ve bir araba satın almış. Daha sonra da evlenmiş ve boşanmış. Bu araba üzerinde kocasının tabii ki herhangi bir hakkı söz konusu olamaz. Çünkü bu arabanın satın alınmasında hiçbir şekilde (maddî, manevî vb.) katkısı yoktur.

Hak sahibi olan eşe, aynî değil şahsî hak tanınması ilkesi

 « En çok karıştırılan hususlardan birisi budur.

Kural

Hak sahibi olan eş edinilmiş mal üzerinde herhangi bir aynî hak (paylı, elbirliği vb.) ileri süremez. Sadece bir şahsî hakka sahiptir.

Örneğin, evli kişiler değerleri eşit olan iki tane ev satın almışlar ve edinilen tüm mallar da bu iki evden ibaret. Evlerin de kocaya ait olduğunu farz edelim. Bu kişiler boşandığı zaman mantıklı paylaşım nedir? Evlerden birinin kadının diğerinin de kocanın olması değil mi? Değil! Mal rejiminin en büyük özelliklerinden birisi burada karşımıza çıkıyor. Evler gene adamın olarak kalıyor ancak evlerin toplam değerinin yarısı kadar bir meblağ adam tarafından eski karısına ödeniyor.

İstisna

Aile konutu veya konut eşyası üzerinde aşağıdaki şartlarda aynî hak talep edilebilmektedir;

aa) Eşler arasında katılma rejiminin bulunması,

bb) Rejimin ölüm nedeniyle son bulması,

Ölüm dışında bir nedenle rejim son bulursa eşe aynî hak verilmez.

Örneğin, dört tane ev satın alınmış, evlerin tamamı kadının üzerine ve bu evlerden birisi de aile konutu olarak kullanılmış. Rejim boşanma nedeniyle tasfiye ediliyor. Bu durumda, adam aile konutu üzerinde aynî hak talep edemez.

cc) Sağ kalan eşin tasfiye sonucunda katılma alacağına sahip olması (katılma alacağı: emek karşılığı elde edilen malların yarısını talep etme hakkı),

Sağ kalan eşin katılma alacağının bulunmaması durumunda aynî hak verilmez.

Örneğin, koca öldü ve koca adına tescilli aile konutu olarak kullanılmış bir ev var. Ancak kadın adına tescilli de, eşit değerde üç adet ev var. Bu durumda kadın, aile konutu üzerinde aynî hak talep edemez. Zira bu durumda katılma alacağı değil katılma borcu vardır. Önce bir evin değeri kadar meblağı kocasının terekesine eklemek zorundadır.

dd) Mülkiyeti ölen eşe ait ve eşlerin birlikte oturduğu konut veya kullandıkları ev eşyası üzerinde,

Konut veya konut eşyası dışındaki diğer eşya üzerinde aynî hak talebi mümkün değildir. Örneğin, adam ölmüş ve geride dört tane ev bırakmış. Bu evlerin tamamının da edinilmiş mal kategorisinde olduğunu farz ediyoruz. Ancak bu evlerden hiç birisi de aile konutu olarak kullanılmamış zira eşler hayatlarını lojmanlarda geçirmişler. Bu hâlde sağ kalan kadının aynî hak talep etmesi mümkün değildir.

ee) Sağ kalan eşin katılma alacağı yerine aile konutu ve veya konut eşyası üzerinde aynî hak talep etmesi

Burada kastedilen, bu sonuç kendiliğinden ortaya çıkmaz. Geride kalan eşin bunu talep etmesi gerekir.

Örneğin, adam ölmüş, iki konut kalmış geride ve bu konutlardan birisi de aile konutu. Ancak karısı bu evde yaşanan anılar nedeniyle bu konutu istemiyor. Bu noktada hâkim, re’sen aile konutunu sağ kalan eşe vermek suretiyle mal rejimini tasfiye edemez.

Sözleşme özgürlüğü ilkesi

Zorunlu bir rejim olmaması,

Bu rejim evliler için zorunlu değildir. Eşler dilerlerse istedikleri anda başka bir rejimi benimseyebilirler.

Rejimin kendi içinde değişik anlaşmalar yapabilme ilkesi

Rejim içinde bazı tür malların kategorileri değiştirilebilmektedir. Daha sonra bu konuyu inceleyeceğiz.

İspat kolaylığı ve iyiniyet ilkesi

KATILMA REJİMİNİN SÜRESİ

Başlaması

Evlenme ile

Daha önce de ifade ettiğimiz gibi eşler evlenirken herhangi bir mal rejimi seçmezler ise yasal  mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimine tâbi olurlar.

Eşlerin seçimlik rejimden vazgeçmeleri ile

Eşler evlenirken seçimlik rejimlerden birini tercih etmişler ve daha sonra bu rejimden vazgeçmekle birlikte bunun yerine başka bir rejim seçmezler ise yasal mal rejimi olan katılma rejimi bu boşluğu doldurur (tamamlayıcı hukuk kuralı).

Sona ermesi

Katılma rejimi beş şekilde son bulur. Bunlar:

Ölümle,

Evliliği sona erdiren doğal neden ölüm ile rejim sona erer.

Başka mal rejimine geçişle,

Eşler evliliğin devamı esnasında diledikleri anda katılma rejimini sona erdirip diğer rejimleri tercih edebilirler.

Sözleşme ile,

Eşlerin katılma rejimini sona erdirme yönünde imzaladıkları sözleşme de rejimin sona ermesine neden olur.

Mahkeme kararı ile,

Mahkeme kararı ile bu rejimin sona erebilmesi için öncelikle bu yönde haklı sebep olmalı, diğer eşin talep etmesi ve mahkemenin de bu yönde karar vermesi gerekir.

aa) Haklı sebep olmalı

MK’da sayılan dört tane haklı nedeni şu şekilde sıralayabiliriz:

aaa) Diğer eşin sürekli olarak ayırtım gücünü kaybetmesi,

bbb) Eşin borca batak olması,

ccc) Eşin malvarlığı, gelirleri ve borçları hakkında diğer eşin talep ettiği bilgileri vermemesi,

ddd) Diğer eşin, talepte bulunanın menfaatlerini tehlikeye düşürmüş olması.

bb) Diğer eş talep etmeli

Yukarıda sayılan haklı nedenler olmasına rağmen eşin talep etmemesi hâlinde edinilmiş  mallara katılma rejimi devam eder.

Boşanma veya iptal davasıyla

Evliliğin sona ermesine neden olan boşanma veya iptal davası da mal rejiminin tasfiyesine neden olur.

KATILMA REJİMİNDE MAL TÜRLERİ

Zaten önemli olan bir konunun en önemli bölümüne geldik.

Edinilmiş Mallar

Kural

Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, emek karşılığı edinilen mallar kural olarak edinilmiş maldır.

İstisnalar

aa) Sosyal güvenlik ve yardım ödemeleri

bb) Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar

cc) Kişisel malların gelirleri

Dikkat: Konu burada iyice karmaşıklaştı. Şöyle ki, emek karşılığı elde edilen malların edinilmiş mal olduğunu söyledik ve daha sonra da istisnalar diyerek üç tür maldan bahsettik. Peki bunlar edinilmiş mal değil mi? Bazı arkadaşlar haklı olarak, “bu görüntüye göre bunlar edinilmiş mal değil” diyorlar. Kısmen haklılar, görüntü öyle! Ama gerçek o değil. « Bu sıraladığımız üç mal da edinilmiş mal. Peki neden istisna başlığı altında inceledik, kafa karıştırmak için mi? Tabii ki hayır. Bu üç tür mal emek karşılığı elde edilmediği hâlde edinilmiş mallar.

Örneğin, kişisel malların gelirleri. Bir kadına babasından bir ev miras olarak kalmış. Kadın bu evi kiraya vermiş ve bundan dolayı kira gelirleri olmuş. Şimdi bu kira gelirlerini emeğiyle mi elde etti kadın? Burada olsa olsa babasının emeği söz konusu olabilir ancak bu da paylaşım anlamında dikkat edilecek bir husus değildir.

Edinilmiş malların ikame değerleri

Burada kastedilen edinilmiş malların yerine geçen değerlerdir. Mesela, edinilmiş bir mal satılmış ve satım parası ile de başka bir mal alınmış.

Kişisel Mallar

Kişisel mallar kanundan ve sözleşmeden dolayı olmak üzere ikiye ayrılır.

Kanundan Dolayı

aa) Kişisel kullanım eşyası

Eşlerden birine ait kişisel kullanım eşyası kişisel maldır. Örneğin, etek, makyaja dair kozmetik ürünleri kadının, takım elbiseleri, ayakkabıları ise adamın kişisel kullanım eşyasıdır. Bunlar emekle kazanılan para ile alınmış olsalar dahi bu sonuç değişmez.

DİKKAT. Burada kafaların birazcık karışmasına neden olan bir husus var.  Ziynet  (takı)  eşyası meselesi. Şimdi evde 20 tane altın bilezik var. Kadın, “– bunlar benim kişisel eşyam. Bunları kocam mı kullanıyor?” diyebilir mi? Tabii ki diyemez. Bir iki tane bilezik için bu söylenebilir ancak malûmunuz üzere ülkemizde takı malzemeleri yatırım aracı olarak da kullanılabilmektedir.

bb) Evlilikten önce veya katılma rejiminden önce edinilen mallar

Biraz önce de değindiğimiz gibi, eşlerden her birinin evlilikten önce edindikleri mallar ne  şekilde edinildiklerine bakılmaksızın kişisel maldır.

cc) Katılma rejimi süresince miras yoluyla intikal eden mallar

Miras yolu ile kazanma emek karşılığı elde etme olmadığı gibi, miras tamamen kişisel bir kazanımdır. Sonuçta, kan bağı esas alınarak dağıtılır.

dd) Karşılıksız kazanma (bağış) yoluyla edinilen mallar

Bir bağış aile hedef tutularak yapılmamışsa eşlerden birinin kişisel özellikleri dikkate alınarak yapılmış sayılır ve sadece o eşi ilgilendirir.

ee) Manevî tazminat alacakları

Manevî tazminatlar da kişisel bir alacak hakkı doğururlar.

ff) Yukarıda sayılan malların yerlerine geçen ikame değerleri veya malları

Eşlerden birisi kendisine miras olarak kalan para ile bir araba satın aldı ise bu da kişisel mal sayılır.

gg) Sosyal güvenlik ve yardım kurumları tarafından çalışma gücünü kaybeden kişiye ödenen toptan tazminatların hak sahibinin kalan yaşamını karşılayacak bölümü.

Biraz önce bu kalemi edinilmiş mal olarak nitelemiştik. Çelişki doğmadı mı şimdi? İlk bakışta çelişki gibi gözüküyor ancak çelişki yok. Zira, asgarî geçim koşulu kişisel mal, bunu aşan rakam ise edinilmiş maldır.

Örneğin,

adam bir iş kazası nedeniyle kolunu kaybetmiş ve bu nedenle kendisine 100.000 YTL tazminat ödenmiş. Bu adamın kalan yaşam süresi tabloya göre (bu tablonun adına bakabilir misin internetten???) hesaplanır ve bu sürede yaşamı için gerekli olan asgarî miktar tespit edilir. Diyelim ki, adam 10 yıl daha yaşayacak ve bu sürede kendisine, yaşamını sürdürebilmesi için

70.000 YTL gerekiyor. Bu 70.000 YTL kişisel malı. Bu meblağ paylaşılmaz. Geriye kalan 30.000 YTL ise 15.000 YTL olarak ikiye ayrılır. Peki paranın tamamını paylaştırırsak ne olur? Yani 50.000 – 50.000 şeklinde. O zaman, adam normal şartlarda yaşayacağı süreyi bile yaşayamaz ve açlıktan ölür zira bu adam çalışma gücünü kaybetmiş.

Sözleşmeden Dolayı

Aslen edinilmiş mal kategorisinde olan bu mallar sözleşme ile kişisel mal kategorisine sokulabilir (MK m. 221);

aa) Kişisel mal gelirleri

Örneğin, kadına babasından 200.000 YTL nakit para miras kalmış. Bu para bankaya yatırılmış ve 5 yıl sonra bu para 400.000 YTL’ye ulaşmış. 200.000 YTL’lik ana para kişisel mal, 200.000 YTL’lik faiz ise kişisel malın geliri olduğu için edinilmiş mal ve 100.000 YTL şeklinde ikiye bölünüyor. Bu adalete çok uygun değil. Zira maalesef ülkemiz gibi  enflasyonist  baskının  olduğu ülkelerde faiz sadece paranın geliri değil paranın değerini enflasyona karşı koruma mekanizmasıdır. Bu nedenle eşler başlangıçta yapacakları bir sözleşme ile kişisel malların gelirlerini kişisel mal hâline getirebilirler.

bb) Mesleğin icrası veya işletme faaliyeti için gerekli olan ve edinilmiş mallara dahil olması gereken mallar

Örneğin, adam terzi ve evliliği süresince kazanılan para ile bir dikiş makinesi almış kendine. Bu dikiş makinesi de emek karşılığı kazanılan para ile satın alındığı için edinilmiş maldır normal şartlar altında. Ancak bu terzi 50 yaşında karısından boşandı. Bu dikiş makinesinin değerinin yarısını karısına nakit olarak ödeyemez ise dikiş makinesi satılır. Sorun şurada çıkıyor, bu terzi evlendiğinde 20 yaşında idi ve herhangi bir makine kullanmadan eli ile dikebiliyordu. Ancak şimdi elli yaşında ve gözleri de eskisi gibi görmüyor. Elinden dikiş makinesini de alırsak ne yapacak? İşte bu nedenle eşler bir sözleşme yapmak suretiyle normalde edinilmiş mal olarak nitelendirilen bu tür malları da kişisel mal hâline getirebiliyorlar.

KATILMA REJİMİNDE PAYLAŞIM

Eşler öncelikle kendi kişisel mallarını alırlar. Daha sonra da edinilmiş mallar paylaşıma girer. Buradaki paylaşımın nasıl olacağını daha önce ifade etmiştik. Bu mallar kimin mülkiyetinde ise gene O’nun olarak kalır ve değerinin yarısını karşı tarafa verir.

Örneğin, evlilik süresi içinde bir ev ve bir araba satın alınmış. Evin değeri 100.000 YTL değerinde ve kadının üzerine tescilli, arabanın değeri ise 40.000 YTL ve adamın üzerine kayıtlı. Bunların dışında da herhangi bir edinilmiş malları yok. Paylaşım şu şekilde yapılacak; ev kadının mülkiyetinde araba da adamın mülkiyetinde kalacak. İki malın toplam değeri olan

140.000 YTL’yi ikiye böldüğümüzde 70.000 YTL rakamına ulaşıyoruz. Adamdaki arabanın değeri 40.000 YTL, demek ki kadın adama 30.000 YTL nakit ödediği zaman her şey bitecek, helalleşecekler ve yollarına devam edecekler. Hayat gene bildiği gibi devam edecek, bunlar hayatın parçalarıdır ve hayat bunlarla güzeldir.

KATILMA REJİMİNİN UYGULANMASI VE YÜRÜRLÜĞÜ

Yeni Medeni Kanun yürürlüğe girmeden önceki tarihlerde evlenmiş olup edinilmiş mal rejimini seçmek isteyen evli çiftler, 1 Ocak 2002 ile 31 Aralık 2002 tarihleri arasında sözleşme imzalamışlarsa rejim geriye yürür. Böyle bir sözleşme yapmamışlarsa, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olacaklardır. Örneğin 1970 yılında evlenmiş olan çift 1 Ocak-31 Aralık 2002 tarihleri arasında Noter’e gidip sözleşme imzalamışlarsa edinilmiş mallara katılma rejimi geçmişe etkili olacaktır. Bu tarihler arasında Notere gitmemişlerse1970 ile 1 Ocak 2002 tarihi arasında edinilen mallarda eski tabi olduğu rejim geçerli olacak, 1 Ocak 2002 den sonra kazanılan mallar içinse edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olacaktır.

Eşler arasındaki mal rejimi

Eşler arasındaki mal rejimi

Eşler arasındaki mal rejimi

Yorum Yazın