DERNEKLER

DERNEKLER

Dernekler, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır (MK m. 56).

Tüzel Kişilerin de dernek kurucusu olabilmeleri Temmuz 2003’de(?) 7. Uyum Paketi doğrultusunda yapılan değişiklikle MK’ya girmiştir.

TÜZÜK

Her derneğin bir tüzüğü bulunur. Tüzük bir anlamda derneğin anayasası niteliğinde bir belgedir. Dernek tüzüğünde; derneğin adı, amacı, yerleşim yeri, kurucuları, gelir kaynakları, üyelik koşulları, organları ve örgütü ile geçici yönetim kurulunun gösterilmesi zorunludur. Dernek tüzüğünün, kanunun emredici hükümlerine aykırı olması mümkün değildir (MK  m.  58).

TÜZEL KİŞİLİĞİN KAZANILMASI

GENEL OLARAK

Fiil ehliyetine sahip herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir (MK m. 57; Dernekler Kanunu m. 3/I).

Eskiden dernek kurucusu olabilmek için 18 yaşını doldurmuş olmak gerekiyordu. Bu hüküm değişti. Her hangi bir şekilde ergin olan (evlenme veya ergin kılınma) 18 yaşından küçük kişiler de dernek kurucusu olabilirler.

«« Dernekler,  kuruluş  bildirimini,  dernek  tüzüğünü ve  gerekli belgeleri  yerleşim yerinin bulunduğu yerin en büyük mülki amirine verdikleri anda tüzel kişilik kazanırlar (normatif sistem) (MK m. 59).

En  büyük mülkî amir bildiğiniz gibi ilçelerde kaymakam, illerde vali, Türkiye genelinde ise   yani Türkiye genelinde faaliyet gösterecek bir dernek için ise İçişleri Bakanlığıdır.

İNCELEME

Kuruluş bildirimi ve belgelerin doğruluğu ile dernek tüzüğü, en büyük mülki amir tarafından altmış gün içinde dosya üzerinden incelenir. Bu incelemenin sonucunda üç olasılık karşımıza çıkar:

Birinci olasılık: Her şey tamam ve hukuka uygun.

İkinci olasılık: Kuruluş bildiriminde, tüzükte ve kurucuların  hukukî durumlarında düzelebilir  bir kanuna aykırılık veya tamamlanabilir noksanlık tespit edilmesi. Bu durum derhal  kuruculara bildirilir ve kuruculara otuz günlük süre verilir. İkinci olasılığın da sonucunda iki ihtimal karşımıza çıkar: kurucular ya eksikliği tamamlar veya hukuka aykırılığı düzeltir ya da tamamlamaz veya düzeltmez.

Üçüncü olasılık: Tamamlanamayacak noksanlığın veya düzelemeyecek bir hukuka aykırılığın tespit edilmesi.

Üçüncü olasılıkta ve kurucuların kendilerine verilen süre içinde eksikliği  tamamlamamaları veya aykırılığı düzeltmemeleri (ikinci olasılıkta) hâlinde en büyük mülkî amir, yetkili asliye hukuk mahkemesinde derneğin feshi konusunda dava açması için durumu Cumhuriyet Savcılığına bildirir. Cumhuriyet savcısı mahkemeden derneğin faaliyetinin durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir. Burada dikkat edilecek olursa fesih ibaresi kullanılmaktadır. Zira dernek bildirimle birlikte hak ehliyetini kazandığı için var olan bir şeye son verme vardır.

Birinci olasılıkta ve ayrıca aykırılığın veya noksanlığın belirli sürede giderilmesi hâlinde durum derhal derneğe yazıyla bildirilir ve dernek, İçişleri Bakanlığında tutulan dernekler kütüğüne kaydedilir (MK m. 60).

İLK GENEL KURUL TOPLANTISI

Dernekler, yazılı bildirimi izleyen altı ay içinde ilk genel kurul toplantılarını yapmak ve bu toplantıda da zorunlu organlarını oluşturmakla yükümlüdürler (5253 Sayılı Dernekler Kanunu ile değişik MK m. 62)6.

ÜYELİK

KAZANILMASI

Fiil ehliyetine sahip olan her gerçek veya tüzel kişi, derneklere üye olma hakkına sahiptir. Derneğe üye olma konusunda kişilerin zorlanması mümkün değildir. Keza, dernekler de aynı şekilde üye kabul etme konusunda zorlanamaz (MK m. 63).

Yazılı olarak yapılacak üyelik başvurusu, dernek yönetim kurulunca ve en çok otuz gün içinde karara bağlanır ve sonuç yazıyla başvuru sahibine bildirilir (5253 Sayılı Dernekler Kanunu ile değişik MK m. 64).

KAPSAMI

Dernek üyelerinin hak ve yükümlülükleri vardır. Şimdi sırasıyla bunları inceleyeceğiz.

Haklar

Eşitlik Hakkı

Dernek üyeleri eşit haklara sahiptirler. Derneğin faaliyetlerine ve yönetime katılma hakkı her üyeye tanınmıştır. Dernekten çıkan veya çıkarılan üyenin, dernek malvarlığında hak iddia etmesi mümkün değildir (MK m. 68).

Oy Hakkı

Her üyenin genel kurulda bir oy hakkı vardır; üyelerin oylarını şahsen kullanmaları gerekir. Onursal üyeler oy kullanma hakkına sahip değildir (MK m. 69).

Üyenin tüzel kişi olması hâlinde, tüzel kişinin yönetim kurulu başkanı veya temsille görevlendireceği kişi oy kullanır. Bu kişinin başkanlık veya temsil görevi sona erdiğinde, tüzel kişi adına oy kullanacak kimse yeniden belirlenir (Dernekler Kanunu m. 6).

Yükümlülükler

Ödenti Verme

Eski adı aidat olan ödentinin ne şekilde verileceği tüzükle düzenlenir. Tüzükte düzenleme yoksa üyeler dernek amacının gerçekleşmesi ve borçlarının karşılanması için zorunlu ödentilere eşit olarak katılırlar. Oy kullanma hakkı da bulunmayan onursal üyelerin ödenti verme yükümlülükleri yoktur (MK m. 70).

Diğer Yükümlülükler

Dernek düzenine uymak, derneğe sadakat göstermek, derneğin amacına uygun davranmak, özellikle amacın gerçekleşmesini güçleştirici veya engelleyici davranışlardan kaçınmak her üyenin yükümlülüğüdür (MK m. 71).

SONA ERMESİ

Dernek üyeliği üç şekilde sona erer:

  1. Kendiliğinden

Üyelik için kanunda veya tüzükte aranılan nitelikleri sonradan kaybedenlerin dernek üyeliği kendiliğinden sona erer (MK m. 65).

Örneğin, öğrenci derneğine üye bir öğrencinin mezun olması ve bu bağlamda öğrencilikle  ilişinin kalmaması durumunda söz konusu dernekteki üyeliği de kendiliğinden son bulur.

  1. Çıkma İle (İstifa)

Her üye, herhangi bir neden göstermek zorunda olmaksızın, yazılı olarak bildirmek kaydıyla, dernekten çıkma hakkına sahiptir (MK m. 66; 30.07.2003 tarihinde 4963/33 ile, 6 ay önceden ifadesi kaldırılmıştır).

  1. Çıkarılma İle (Azil)

Tüzükte üyelerin çıkarılma sebepleri gösterilebilir. Tüzükte çıkarma sebepleri gösterilmişse, çıkarma kararına bu sebeplerin haklı sayılamayacağı iddiasıyla itiraz edilemez.

Tüzükte çıkarma düzenlenmemişse üye, ancak haklı sebeple çıkarılabilir. Bu çıkarma kararına haklı sebep bulunmadığı ileri sürülerek itiraz edilebilir (MK m. 67).

ORGANLARI

GENEL OLARAK

Derneğin, genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kurulu olmak üzere üç tane zorunlu organı vardır. Zorunlu organları dışında derneklerin, başka organlar da (ihtiyarî) oluşturabilmesi mümkündür ancak, bu organlara zorunlu organların görevi, yetki ve sorumlulukları devredilemez (MK m. 72).

GENEL KURUL

Derneğin en yetkili karar organı olan genel kurul, derneğe kayıtlı üyelerin tamamının katılımından meydana gelir (MK m. 73).

Toplanması

Yönetim kurulu, en az on beş gün önceden genel kurulu toplantıya çağırır. Toplantının günü, saati, yeri ve gündemi, bu davette üyelere bildirilir (5253 Sayılı Dernekler Kanunu ile değişik MK m. 77).

Tüzükte aksine hüküm olmadıkça, genel kurul toplantıları dernek merkezinin bulunduğu yerde yapılır.

«« Genel kurul, katılma hakkı bulunan üyelerin salt çoğunluğunun,

Tüzük değişikliği ve derneğin feshi hâllerinde üçte ikisinin katılımıyla toplanır.

Bu çoğunlukların sağlanamaması sebebiyle toplantının ertelenmesi hâlinde ikinci toplantıda çoğunluk aranmaz. Ancak, bu toplantıya katılan üye sayısı, yönetim ve denetim kurulları üye tam sayısının iki katından az olamaz. Genel kurul toplantısı, bir defadan fazla geri bırakılamaz (MK m. 78).

Bu teorik bilgileri şöyle bir örnekle canlandıralım: Üye sayısı 12.000, Yönetim Kurulu üye sayısı 5, Denetim Kurulu üye sayısı ise 4 olan bir dernek düşünelim. Bu dernek, “19.06.2007 tarihinde saat 17:00’da, Selim Sırrı Tarcan Spor Salonunda toplanacağız. Yeterli çoğunluğun sağlanamaması durumunda bir hafta sonra aynı yer ve saatte toplanacağız” diye üyelerine bir davetiye göndermiş olsun. 19.06.2007 tarihinde saat 17:00’de buraya en az 6.001 kişinin gelmesi gerekir. Gelen sayısı bu rakamın altında kalırsa 26.06.2007 tarihinde en az 18 kişinin gelmesi gerekir. Bu rakamı nasıl bulduk? (Yönetim Kurulu + Denetim Kurulu)  2 = (5 + 4)  2

= 18. Peki, bu dernek kendisini feshetmek için toplanıyor olsa idi, 19.06.2007 tarihinde 8.000 kişi ile (12.000  2/3); 26.06.2007 tarihinde ise 18 kişi ile toplanır. Yani bu 18 rakamı her iki toplantı türü için de ortaktır.

Genel kurul toplantısının açılışından sonra, toplantıyı yönetmek üzere, bir başkan ve yeteri kadar başkan vekili ile yazman seçilir. Genel kurul toplantısında yalnız gündemde yer alan maddeler görüşülür. Ancak, toplantıda hazır bulunan üyelerin en az onda biri tarafından görüşülmesi yazılı olarak istenen konuların gündeme alınması zorunludur (5253 Sayılı Dernekler Kanunu ile değişik MK m. 79).

Toplantı Çeşitleri

Genel kurul olağan ve olağanüstü olmak üzere iki şekilde toplanır.

Olağan Toplantı

Olağan genel kurul toplantıları, tüzükte belirtilen zamanda [en geç « üç yılda « (5253 Sayılı Dernekler Kanunu ile değişik) bir olmak koşulu ile] yönetim kurulunun çağrısı üzerine yapılır (MK m. 74).

Olağanüstü Toplantı

Genel kurul, yönetim veya denetim kurulunun gerekli gördüğü hallerde veya dernek  üyelerinden beşte birinin yazılı başvurusu üzerine, yönetim kurulu tarafından olağanüstü toplantıya çağrılır.

Yönetim kurulunun, genel kurulu toplantıya çağırmaması durumunda; üyelerden birinin başvurusu üzerine, sulh hâkimi, üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirir (MK   m. 75)7.

Dikkat: Genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi yönetim kurulundadır. Yönetim kurulunun bunu yapmaması hâlinde sulh hâkiminin görevlendireceği üç üye genel kurulu toplantıya çağırır.

Görev ve Yetkileri

Üyeliğe kabul ve üyelikten çıkarma hakkında son kararı verme,

Dernek organlarını seçme,

Derneğin diğer bir organına verilmemiş olan işleri görme,

Derneğin diğer organlarını denetleme,

Diğer organlarını haklı sebeplerle her zaman görevden alabilme genel kurulun başlıca görevleri arasında sayılır (MK m. 80).

Genel Kurul Kararları

Genel kurul kararları, normal şartlarda toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu;

tüzük değişikliği ve derneğin feshi kararları ise toplantıya katılan üyelerin üçte ikisi ile alınabilir (MK m. 81). Biraz önceki örneğimize dönecek olursak, genel kurul derneği feshetme amacıyla toplanıyor. 19.06.2007’de toplantı yeter sayısı oluşmamış ve 26.06.2007’de 18 kişi gelmiş sadece. 18  2/3 = 12. Yani 12 kişi derneğin kapatılmasını isterse bu dernek tarihin derinliklerindeki yerini alır.

YÖNETİM KURULU

Beş asıl ve beş yedek üyeden az olmamak üzere9 dernek tüzüğünde belirtilen sayıda üyeden oluşan yönetim kurulu derneğin yürütme ve temsil organıdır. Bir anlamda derneğin dilidir. Yönetim kurulunun temsil görevini üyelerden birine veya bir üçüncü kişiye vermesi mümkündür (MK m. 85).

  • Yeni Dernekler Kanunu ile, yönetim kurulu genel kuruldan aldığı yetki  doğrultusunda,  taşınmaz mal satın alabilir veya taşınmaz mallarını Edinilen bu taşınmazların, tapuya
  • Tescilden itibaren bir ay içinde mülkî idare amirliğine bildirilmesi gerekir (Dernekler Kanunu 22).

DENETİM KURULU

Üç asıl ve üç yedek üyeden az olmamak üzere dernek tüzüğünde belirtilen  sayıda  üyeden  oluşan denetim kurulu yönetim kurulunu denetlemekle yükümlüdür. Bu  denetimleri  sonucunda elde ettiği verileri bir rapor hâlinde önce yönetim kuruluna daha sonra da genel kurula sunar. Yönetim kurulunun sorumluluğuna veya aklanmasına (ibrasına) dair karar genel kurul tarafından verilir (MK m. 86).

  • Derneklerde Devlet adına denetim, Temmuz 2003 tarihine  kadar  Emniyet  Genel Müdürlükleri tarafından yapılmakta iken bu tarihten sonra İçişleri Bakanlığı tarafından yapılmaya başlanmıştır. İçişleri Bakanlığında “dernek denetçiliği” adı altında bir uzman kadrosu istihdam edilmeye başlanmıştır.

FEDERASYON VE KONFEDERASYONLAR

Kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri ile kurulan tüzel kişiye federasyon; aynı şekilde en az üç federasyonun bir araya gelmesi ile oluşan tüzel kişiye ise konfederasyon denir10.

Federasyon ve konfederasyonların aynen derneklerde olduğu gibi tüzükleri bulunur. Bu tüzüklerin  ve kuruluş bildiriminin yerleşim yerinde bulunan en büyük mülkî amire verilmesi   ile aynen derneklerde olduğu gibi tüzel kişilik kazanırlar (MK m. 96 – 97).

Örneğin, Türkiye Futbol Federasyonu, adı üstünde federasyonun; UEFA veya FİFA ise konfederasyonun örneklerini teşkil eder. Futbol Federasyonu, dernek niteliği taşıyan spor kulüplerinin bir araya gelmesi ile, UEFA veya FİFA ise ulusal federasyonların bir araya  gelmeleri ile oluşan yapılardır.

Dikkat! 15 dernek bir araya gelerek doğrudan doğruya konfederasyonu oluşturamaz!!

DERNEK ÇEŞİTLERİ

ÇOCUK DERNEKLERİ

On beş yaşını bitiren ayırt etme gücüne sahip küçükler, yasal temsilcilerinin yazılı izni ile çocuk dernekleri kurabilir veya kurulmuş çocuk derneklerine üye olarak katılabilir11. On iki yaşını bitiren küçükler ise yasal temsilcilerinin izni ile çocuk derneklerine üye olabilirler ancak  yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar.Bir üyenin on sekiz yaşını doldurması hâlinde üyeliği kendiliğinden düşer (Dernekler Kanunu 3/III).

GENÇLİK VE SPOR KULÜPLERİ

Derneklerden başvurmaları halinde; spor faaliyetine yönelik olanlar spor kulübü, boş zamanları değerlendirme faaliyetine yönelik olanlar gençlik kulübü ve her iki faaliyeti birlikte amaçlayanlar gençlik ve spor kulübü adını alır. Bu kulüpler, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce tutulacak kütüğe kayıt ve tescil edilir. Ayrıca bu kulüpler GSGM tarafından çıkarılacak olan yönetmelik hükümlerine tâbi olurlar.

KAMU YARARINA ÇALIŞAN DERNEKLER

Gerekli Şartlar

  1. En az bir yıldan beri faaliyette bulunması,
  2. Derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek üzere giriştiği faaliyetlerin topluma yararlı sonuçlar verecek nitelikte ve ölçüde olması,
  3. İlgili bakanlıkların ve Maliye Bakanlığının görüşü12 üzerine, İçişleri Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı (Dernekler Kanunu m. 27). Dikkat, eskiden bu konuda karar verme  yetkisi Danıştay İdarî İşler Kurulu’nda

Denetim

Kamu yararına çalışan dernekler en az iki yılda bir denetlenir.

Ayrıcalıkları

Vergi muafiyeti,

Miras hukukunda tenkiste son sırada yer alma,

Mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır (Dernekler Kanunu m. 27). Dikkat! Bu ifadeden kamuya yararlı derneklerin malları kamu malı sayılır sonucu çıkmaz. Aksi takdirde kamuya yararlı derneklerin mallarının haczedilememesi gibi bir sonuç çıkar ki, bu yanlıştır. Şöyle ki, Türkiye’deki en meşhur kamuya yararlı dernek Kızılay’dır ve Kızılay’ın malları haczedilebilir. Kızılay’ın haczedilemeyecek malları emin sıfatıyla zilyet olduğu mallardır. Örneğin, Kızılay’a bir battaniye vermişim ve bunu benim adıma  afet  bölgesine götür demişim. Bu battaniye Kızılay’ın borcu nedeniyle

YURTDIŞINDA FAALİYET

Yabancı bir derneğin Türkiye’de faaliyette bulunabilmesi için Dışişleri Bakanlığının görüşü ve İçişleri Bakanlığının izni gerekir. Bu konuda, Daha önce mevcut olan karşılıklılık esası kaldırılmıştır. Yurt dışında faaliyette bulunabilmek için ise her  hangi  bir  izin  koşulu  aranmadığı gibi karşılıklılık esası da yoktur.

SONA ERME

Dernekler, kendiliğinden, genel kurul kararı ve mahkeme kararı olmak üzere üç şekilde sona ererler. Şimdi sırasıyla bunları inceleyeceğiz.

KENDİLİĞİNDEN

Dernekler, aşağıdaki hallerde kendiliğinden sona erer;

  1. Amacın gerçekleşmesi, gerçekleşmesinin imkânsız hale
  2. Sürenin sona ermesi.
  3. İlk genel kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve zorunlu organların oluşturulmamış olması. Burada, en büyük mülkî amirin herhangi bir eksiklik veya hukuka aykırılık olmadığına dair yazılı bildiriminden sonra altı aylık süre içinde yapılması gereken genel kurul
  4. Borç ödemede acze düşmüş olması.
  5. Tüzük gereğince yönetim kurulunun oluşturulmasının olanaksız hale
  6. Olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması.

DİKKAT: Daha önce verdiğimiz örneğe son kez tekrar dönecek olursak; diyelim ki 19.06.2007 tarihinde 6001 kişi gelmedi. 26.06.2007 tarihinde de gelenlerin sayısı 18’e ulaşmadı. Bu durumda dernek kendiliğinden sona ermiş mi oluyor? HAYIR! Bu durumda bir oluyor. Yani 26.06.2007’de yapılan toplantı birinci toplantının geriye bırakması niteliği taşıyor. Başka bir

deyişle bu durumda bir kez toplanamamış oluyor. Peki diyelim ki, dernek inatlaştı ve üyelerine gönderdiği davetiyede terditli olarak altı tane toplantı öngörmüş. Daha açık anlatımla “– 19.06.2007 tarihinde toplanacağız, olmadı bir hafta sonra, olmadı bir hafta sonra, olmadı bir hafta sonra, olmadı bir hafta sonra, olmadı bir hafta sonra toplanacağız!” şeklinde bir beyan kullanmış. 19.06.2007 tarihinde 6001 kişi, 26.06.2007 tarihinde de 18 kişi gelmedi. 3.7.2007 tarihinde gene 6001 kişinin gelmesi gerekiyor. Zira MK genel kurul toplantılarının bir defadan fazla geriye bırakılamayacağını hükme bağlamış. 3.7.2007’de gerekli kişi gelmedi. 10.7.2007’de 18 kişinin gelmesi gerekiyor. Peki burada da 15 kişi geldi ise 17.7.2007’de kaç kişinin gelmesi gerekiyor? 6001 mi? Tabii ki hayır. Bu durumda dernek sona ermiş oluyor ve 12.000 kişinin tamamı dahi gelse bunlara birer bardak soğuk su ikram ediyoruz. Zira artık ortada dernek diye bir şey kalmadı. Bunlar kuru kalabalık olarak nitelendiriliyor.

Kendiliğinden sona erme hâllerinde her ilgili, sulh hâkiminden, bu durumun tespitini

isteyebilir (MK m. 87). Dikkat edilecek olursa burada bir tespit davası söz konusudur.

GENEL KURUL KARARI İLE

Genel kurul, her zaman daha önce de ifade ettiğimiz gibi, derneğin feshine karar verebilir (MK m. 88).

MAHKEME KARARI İLE

Derneğin amacı, kanuna veya ahlâka aykırı hale gelirse; Cumhuriyet savcısının  veya  bir  ilgilinin istemi üzerine mahkeme, derneğin feshine karar verir. Mahkeme, dava sırasında faaliyetten alıkoyma dâhil gerekli bütün önlemleri alır (MK m. 89). Bu davada görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.

TASFİYE

Genel kurul kararı ile feshedilen veya kendiliğinden sona erdiği tespit edilen derneğin para, mal ve haklarının tasfiyesi, tüzüğünde gösterilen esaslara göre yapılır.

««« Tüzükte tasfiyenin ne şekilde yapılacağının genel kurul kararına bırakıldığı hâllerde, genel kurul tarafından bir karar alınmamış veya genel kurul toplanamamışsa yahut dernek mahkeme kararı ile feshedilmişse, derneğin bütün para, mal ve  hakları, mahkeme kararıyla

 derneğin amacına en yakın ve kapatıldığı tarihte en fazla üyeye sahip derneğe devredilir (Dernekler Kanunu m. 15).

Yorum Yazın